Önsöz

Fotoğrafım
Köprünün üzerinde omzumda uyurken, seni izliyordum, boğazı aldatırken.

5.05.2009

mavi-yeşil

Yaşamın kıyısındayım şimdi, senin sahilinde. Hiçbir gereksiz gürültü yok ruhunun denizinde. Kendimi o, ucu bucağı olmayan boşluğuna bıraktım, duygularının limanında. Ne kadar da güzel bedeninin kumsalı, kaybediyor beni teninin beyazı. Huzur içinde yatıyorum, hayallerinin kumdan evinde. Çok değil az önce seni sordum, başıboş denizyıldızına. Senden uzak olduğumu söyledi, dört tarafı kokunla çevrili bir ada.

5.04.2009

açıklama

Maybe ye kaybettiğim bir iddaa üzerine profil fotoğrafı değişmiştir. Maybe'nin şansı her zaman her yerde devam ediyor. Delirmek üzereyim !

4.30.2009

Bir sigaraydı seninle paylaştığımız, her nefeste bizi biraz daha içine çeken. Aynı kültablasına söndürdük hayatlarımızı, alelacele. Birbirimize zamanımız yoktu. Heyecandı, kalp atışlarımızı hızlandıran.

Birer ucuz biraydı paylaştığımız. Sigaranın değilde, hani biraz ruhlarımızın pezevengi olan. İki teni birbirine yaklaştıran, yargılayan, infaz eden, küstüren, barıştıran, seni benden saklayan, bulduran.

Bir deniz manzarasıydı paylaştığımız. Hani, senin şu bana "Seninle yaşamak istiyorum dediğin".

Bir şanstı paylaştığımız. Bizi tanıştıran.


Ah hayatım...

Bir hayattı seninle paylaştığımız.
Sahilde yürürken yaşlı bir çift görmüştük.
Marjinal.
İstemsiz olarak gülümsedik birbirimize.

Ne güzel yaşlanırsın sen...
Maybe tavlada çok şanslı bu aralar.
Zar tuttuğundan şüpheleniyorum.
Yalnız unuttuğu bir şey var;
her çıkışın, bir inişi vardır.

öptüm gıdı

4.27.2009

kırdım mı seni?
anladın mı beni?
onsekizonbeş vapurunu beklemek çok zor
gelmeyeceğini biliyorken

4.26.2009

bugünlerde zamanı durdurmak istiyorum
bir fotoğraf karesiyle,
kadrajı oturmuş
ışığı ayarlanmış
ya da
kum saatini yan çevirerek

4.25.2009

radiohead hakkında

çok değil, az önce
kafamın içinde, karşılıksız düşünceler
dans ediyorlar
uyuşturucudan değil
müzikten kafamız iyi.
dinliyorum
dalıyorum
ve düşüyorum
çıkarsız, tutarsız, sürüklenmiş, ele geçirilmiş, yok edilmiş, karışık, farklı, kontrol dışı ve sonu olamayan bir dünyaya.

4.23.2009

23.04.09

yarımsene

her gün yeni bir adım
bugünün anlamı sadece tarih
yarın çok parlak
altı aya yetmiyoruz
insanlar karşımızda, boyunları eğik, kırılmış
biz sapasağlam

seninlehayatnegüzelsevgili.

4.21.2009

,

Hüzünden ağlayan İstanbul sokaklarını sensiz gezdim bu akşam. Üzerimde hafif bir sarhoşluk. Evet, doğru tahmin ettin, hayaletlerin yine peşimi bırakmadı. Tünelde yerde dilenen yaşlı bir kadın gördüm. Senin için nasıl acırsa, senin gibi hissettim. Elimi daha sıkı kavrardın, eminim. İçime işlemişsin, akıyorsun oluk oluk. 22:00 vapuruna bindim Karaköy’den. Nasıl bir vücut ayrılırsa diğerinden, iskeleden öyle ayrıldı vapur, sensiz. Şimdi o vapurun en arkasında oturmuş sana bunları yazıyorum, yine boğazı aldatırken. Burası bu akşamda meyhane gibi… Sigara, içki içmek yasak mıymış? Kimsenin haberi yokmuş… Birazdan Kadıköy’den seni arayacağım, belki eve gitmemişsindir diye.

Seni görebilme ihtimalini seviyorum.