Yaşamın kıyısındayım şimdi, senin sahilinde. Hiçbir gereksiz gürültü yok ruhunun denizinde. Kendimi o, ucu bucağı olmayan boşluğuna bıraktım, duygularının limanında. Ne kadar da güzel bedeninin kumsalı, kaybediyor beni teninin beyazı. Huzur içinde yatıyorum, hayallerinin kumdan evinde. Çok değil az önce seni sordum, başıboş denizyıldızına. Senden uzak olduğumu söyledi, dört tarafı kokunla çevrili bir ada.
Önsöz
- Arturo
- Köprünün üzerinde omzumda uyurken, seni izliyordum, boğazı aldatırken.
5.05.2009
5.04.2009
4.30.2009
Bir sigaraydı seninle paylaştığımız, her nefeste bizi biraz daha içine çeken. Aynı kültablasına söndürdük hayatlarımızı, alelacele. Birbirimize zamanımız yoktu. Heyecandı, kalp atışlarımızı hızlandıran.
Birer ucuz biraydı paylaştığımız. Sigaranın değilde, hani biraz ruhlarımızın pezevengi olan. İki teni birbirine yaklaştıran, yargılayan, infaz eden, küstüren, barıştıran, seni benden saklayan, bulduran.
Bir deniz manzarasıydı paylaştığımız. Hani, senin şu bana "Seninle yaşamak istiyorum dediğin".
Bir şanstı paylaştığımız. Bizi tanıştıran.
Ah hayatım...
Bir hayattı seninle paylaştığımız.
Birer ucuz biraydı paylaştığımız. Sigaranın değilde, hani biraz ruhlarımızın pezevengi olan. İki teni birbirine yaklaştıran, yargılayan, infaz eden, küstüren, barıştıran, seni benden saklayan, bulduran.
Bir deniz manzarasıydı paylaştığımız. Hani, senin şu bana "Seninle yaşamak istiyorum dediğin".
Bir şanstı paylaştığımız. Bizi tanıştıran.
Ah hayatım...
Bir hayattı seninle paylaştığımız.
4.27.2009
4.26.2009
4.25.2009
radiohead hakkında
çok değil, az önce
kafamın içinde, karşılıksız düşünceler
dans ediyorlar
uyuşturucudan değil
müzikten kafamız iyi.
dinliyorum
dalıyorum
ve düşüyorum
çıkarsız, tutarsız, sürüklenmiş, ele geçirilmiş, yok edilmiş, karışık, farklı, kontrol dışı ve sonu olamayan bir dünyaya.
kafamın içinde, karşılıksız düşünceler
dans ediyorlar
uyuşturucudan değil
müzikten kafamız iyi.
dinliyorum
dalıyorum
ve düşüyorum
çıkarsız, tutarsız, sürüklenmiş, ele geçirilmiş, yok edilmiş, karışık, farklı, kontrol dışı ve sonu olamayan bir dünyaya.
4.23.2009
4.21.2009
,
Hüzünden ağlayan İstanbul sokaklarını sensiz gezdim bu akşam. Üzerimde hafif bir sarhoşluk. Evet, doğru tahmin ettin, hayaletlerin yine peşimi bırakmadı. Tünelde yerde dilenen yaşlı bir kadın gördüm. Senin için nasıl acırsa, senin gibi hissettim. Elimi daha sıkı kavrardın, eminim. İçime işlemişsin, akıyorsun oluk oluk. 22:00 vapuruna bindim Karaköy’den. Nasıl bir vücut ayrılırsa diğerinden, iskeleden öyle ayrıldı vapur, sensiz. Şimdi o vapurun en arkasında oturmuş sana bunları yazıyorum, yine boğazı aldatırken. Burası bu akşamda meyhane gibi… Sigara, içki içmek yasak mıymış? Kimsenin haberi yokmuş… Birazdan Kadıköy’den seni arayacağım, belki eve gitmemişsindir diye.
Seni görebilme ihtimalini seviyorum.
Seni görebilme ihtimalini seviyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)