Önsöz

Fotoğrafım
Köprünün üzerinde omzumda uyurken, seni izliyordum, boğazı aldatırken.

6.02.2009

?

Benden yazmamı istiyorsun. İçime sığmıyorum bugünlerde, dışarı çıkmak istiyor ruhum. Sana bu satırları odamda, inanılmaz bir baş ağrısıyla ve yaklaşık üç saat sonra Ankara’ya gidecek olmanın verdiği sıkıntıyla yazıyorum. Oysaki nasıl da ihtiyacım var sana. Bir karamsarlık kaplamış içimi gidiyor… Nedir bu? Gecenin karanlığında, sert rüzgârın uçurduğu tozlar yüzüme yapışırken, adım adım senden uzaklaşırken, bir sokak lambası daha sönüyor, bir tane daha, bir ta… Yaşamaktan vakit bulamıyoruz haklısın, ama ben mutluyum, seni yaşayarak. Kolundan tutarak, beline sarılarak, boynunda uyuyarak… Bunun yanında biliyorsun, inanmıyorum psikologlara. Peh! İnsan kendini tanıyamadıktan, farkında olamadıktan, kendini kontrol edemedikten sonra, psikologların ilaçla veya birkaç masalla iyileştirebileceğine inanmamı beklemeyin.

Aslında biliyor musun, seni görebilme ihtimali yeniden mutlu etti beni. Aman Tanrım bu nasıl bir mutluluk! Bakma böyle birden heyecanlandığıma, iyi tarafından bakmak istiyorum. Elimde olsa yanından bir saniye bile ayrılmazdım. Atlatacağız, yaşayacağız. Ne kadar korktuğumu biliyorsun, senin de inandığından eminim

Peki ya şeyi biliyor musun

üzerine titrediğimi?

Hiç yorum yok: