Önsöz

Fotoğrafım
Köprünün üzerinde omzumda uyurken, seni izliyordum, boğazı aldatırken.

3.02.2009

saat 03.00

Koşma, yorulduysan. Bilme, istemiyorsan. Her an gülüyorsan, neden kendimizi esir etmeyelim ki bu zevke? Terapi seansı gibi kullanıyorsak… Yaşadığımız ‘an’a odaklanıyorsak. Kendimizden geçiyorsak… Sende korkuyorsan, yalanlarımızdan.
Eğer bir tavsiye istiyorsan,
kısa ve dokunaklı bir öpücük gibi hissetmelisin. Çünkü;

Her uyuşturucu bir başlangıçtır hayata.
Çok fazla fark eder mi çeşitleri, dünyadan yükseldikten sonra?

Uyanmamıza çok var. Boşuna saate bakma, yeter artık.

5 yorum:

Maybe. dedi ki...

çok ağır bir uyku ilacı aldım. asırlar sürüyormuş etkisi.

gunes ener dedi ki...

yazarın erken öldüğü kanaatinde dğeilim. tam vaktiymiş yani. uyusun sonsuzuna. ilginç yazıyor.esrik. hep bişeyleri atlamışs anki. önemli bişeyleri . şimdi o bilmediği ve atladığı önemli "şey"lerin yasını tutuyor, platonik vedalar düşlüyor. yazık.üzüldüm.hüzün mora boyar rengini ahenksiz akşamların.

Maybe. dedi ki...

Ne kadar erken ne kadar geç ben bir şey diyemem. Ancak bugün huzurunuzda itiraf ediyorum ki onu ben öldürdüm. Sonra o beni öldürdü. Sonra ben onu dirilttim. Sonra o beni diriltti.Sonra yine öldürd..
Hem mor bir kelimedir, bir renk değil.

gunes ener dedi ki...

sevdim . yazını. ben renk körüyüm zaten. mora meylim bu yüzden. bir de itiraflar içinizi acıtmasın bazı şeyler in yokluğu varlığından daha iyi sevişir gecemizle karanlığımızla. eline yüreğine sağlık

Arturo dedi ki...

günes:
yorum için çok teşekkürler.
iyi analiz etmişsin... ama
yazılardaki hüzün, platonik vedalar düşlediğimden gelmiyor, sanırım bu hastalığa kapıldım ben, yavaş yavaş beni ele geçiriyor.
birde renk körleri moru hangi renk olarak görürler acaba?